Gsm:0549 2440024 Email:sakahed@gmail.com
   Tıp Fakültesinde Okumanın Cezası.  
ÜYE GİRİŞİ
 
Kullanıcı Adı :
Şifre :
   
Şifremi Unuttum        Üye Ol   
KÖŞE YAZILARI
Rıdvan KARAGÖZ
Dr. Deniz URAL
BAĞLANTILAR
SAĞLIK BAKANLIĞI YAZILIM DESTEK SİSTEMİ.
MERKEZİ HASTANE RANDEVU SİSTEMİ.
SAĞLIKTA BULUŞMA NOKTASI SBN.
SAĞLIK BİLGİ SİSTEMLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ.
YENİ PBS.
YÖNETİM HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ.
SAĞLIK BAKANLIĞI ANA SAYFA.
SAKARYA İL HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ.
TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU.
SAKARYA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ.
ÖLÜM BİLDİRİM SİSTEMİ.
SAKARYA'DA HAVA
SAKARYA
SAKARYA MAZARALAR
SİTE İSTATİSKLERİ
 
 
Tıp fakültesini bitiren bir insan, seçimini yapar; ya uzman olacak ya da pratisyen olarak görev yapacaktır. Pratisyen hekim olarak bu mesleği yapacaklar için de yol ayırımı bellidir, ya acilde nöbet usulü çalışacak, ya da sağlık ocağında koruyucu sağlık hizmetleri denilen görevi yapacaktır. Koruyucu sağlık hizmeti nedir, bebek, çocuk ve gebelerin sağlıklı bir süreç geçirmeleri için gereken sağlık hizmetlerini vermek, yaşlı ve kronik hastalığı olanları takip ve tedavi etmek, bazı hastalıkları ilerlemeden tanı ve tedavilerini sağlamak diye özetleyebiliriz aslında. Yani dışardan görünen, masada oturup üç beş ilaç yazmak değildir. Peki bu seçimi yaptık da ne oldu, bir gün dediler ki, sağlık ocağı yok artık, aile hekimliği geldi. Herkes kendi yerinin kirasını verecek, faturalarını ödeyecek, işçisini çalıştıracak vs vs. İlk yıllar bu düzeni öğrenmek, yerleşmek, sistemi rayına oturtmak için geçen onca çaba… puff bir anda her şey allak bullak oldu. Önce acillerde personel ihtiyacı dediler, yok eğitim dediler ve acilde git nöbet tut, ama sana nöbet izni falan yok dediler. Tabi tv lerde çıkıp bunu böyle demediler, nöbetsiz hekimlik olmaz diye ilan ettiler. Oysa ki biz hekimler biliyorduk zaten hangi yolu seçersek nöbet var, hangisinde yok diye. Ama şunu da biliyorduk ki, olağan dışı hallerde 7/24 çalışabileceğimizi de biliyor ve zaten bunu daha yolun başındayken kabul etmiştik. Yemin etmiştik, mesleğimizin onurunu her şeyin üstünde tutacağımıza. Oysa onurumuza laf eden bizzat kendi meslektaşımızdı… Alt tarafı 8 saat denilen nöbetin, aslında öyle olmadığını da biliyorduk. Çünkü bu yasa geldiğinde, bu çalışma saatinin üst sınırının olmadığını da biliyorduk. Elimizi verdiğimizde kolumuzu kaptıracağımızı da… tıpkı adli, defin, rapor gibi görevlerin bizim görevimiz olmadığı halde yaptığımızda nasıl üstümüzde kaldığını da yaşamıştık, yaşıyorduk.. gecenin yarısı çalan bir telefonla, hiç tanımadığımız birileri ile tanımadığımız evlere yalnız başımıza gidip ölüm raporu vermek bizim değil, belediye hekiminin işiydi, biliyorduk.. ama ne yapalım, insanlar mağdur olmasın diye kabullenmiştik sanki bazı şeyleri. Can güvenliğimiz olmasa da, görev kutsal dedik. Ama sonu gelmiyordu, acil nöbetleri olmadı, bari aile sağlık merkezlerini cumartesi de açın dendi. Hatta yetmedi, en yakın zamanda haftada 6 gün sabah sekiz, akşam sekiz açacaksınız, hatta ve hatta Pazar günleri de açacaksınız dendi.. ama aile hekimliği sistemine göre her hekim kendine bağlı nüfusa hizmet vermeli de.. o kadar onur kırıcı açıklamalar ve uygulamalar oldu ki son yıllarda, sağlıkta şiddet diye bir konu geldi gündeme.. neden mi, açık.. çünkü ben bir hastamı muayene ederken odama girip bana küfür eden hastaya dahi dava açmadan, ben bu hastaya bakmayacağım deme hakkı verilmedi, çünkü sağlıkçıya şiddet uygulayanlar tutuksuz yargılandı, yani baş başa kaldık bu kişilerle gene. Çünkü bimer gibi iftira at, karşındaki senin bunu yapmadığını açıklasın zihniyeti ile bizlere her gün hesap soruldu. Mesela, kişi hasta olmadığı halde rapor istedi, vermedin, hasta hakaret etti, bir de seni şikâyet etti. neden vermedin diyen bir zihniyetten bahsediyorum. Ya da yasa ile yasak olduğu halde gelmeyen kişinin ilacını neden yazmadın diye .. her nevi sağlık raporu aile hekiminizden ücretsiz alabilirsiniz dendi, ama bunun yasal sorumluluğunu bilen bizler vermeyince hakarete uğradık, hesap sorulduk.. ve daha sayamadığım pek çok şey ile bu kutsal meslekten soğuttular artık. Eskiden çok severek yaptığım, benim için hayatımda severek yapacağım tek iş bu derken, artık tükenmişlik yaşadığımız bir iş hayatı. Tabi o işte de iş güvencesi yok, sizin amiriniz isterse çok basit nedenlerle bile işinizi tehlikeye atabilir. Çok basit hem de.. can güvenliği yok, meslek onuru hiçe sayılıyor, işinizi kendinizce doğru olarak bildiğiniz şekilde yapmaya kalktığınızda da… her yerden baskı… en sonunda da gerçek bir ihtiyaç olmadan, itibarsızlaştırıcı açıklamalar yapılarak, hiçbir memurun cumartesi çalışmadığı bir ülkede Hekimler haftada 6 gün,12 saat emrinizde açıklamaları, tabi bu şekilde ne kadar sağlıklı hizmet verilebilirse... Amaç ne, sonumuz ne.. Tıp fakültesi okumanın cezası mıdır bunlar? Anlayamıyorum artık … .
 
    DİĞER YAZILARIM

Tıp Fakültesinde Okumanın Cezası

İletişim Bilgilerim

Adı Soyad :Dr. Deniz URAL

Telefon     :

E-Mail       :

 
     
Adres:Atatürk Bulvarı Sait Faik Sokak S.Faik İşHani C Blok Daire : 4 Adapazarı/SAKARYA
Telefon:0549 2440024
Email:sakahed@gmail.com


Copyright ©2015 Sitemizi 2.215 günde 2.344.558 tekil 2.732.882 çoğul kişi ziyaret etti